İcra Müdürlükleri tarafından gönderilen Maaş Haciz Müzekkeresi’ne 7 günlük süre içinde itiraz etmeyen, beyanda bulunmayan işverenin , İcra ve İflas Kanunu’nun 356. ve 357. maddeleri uyarınca dosyaya borçlu olarak eklenmesi talebinin işverene tekit yazısı yazılması gerektiği gerekçesiyle reddi üzerine ;
Alacaklı tarafından borçlunun halihazırda SGK Çalışma kaydının aktif olarak gözüktüğü işverenine maaş haczi gönderilmesi amacıyla talepte bulunulmuş; icra müdürlüğünce anılan işveren maaş haczi müzekkeresi gönderilmektedir. Maaş haczi müzekkeresi işverene tebliğ edilmektedir.
Ancak, işveren tarafından İİK 355. Maddesinde düzenlenen 7 günlük yasal süre içerisinde dosyaya herhangi bir bildirimde bulunulmamaktadır. Alacaklı usulüne uygun olarak maaş haczine cevap vermeyen işvereni İcra ve İflas Kanunu’nun 356. ve 357. Maddeleri uyarınca borçlu olarak eklemek istemekte ancak söz konusu 356. ve 357. maddelerin emredici hükümlerine rağmen bazı icra daireleri işverene tekit yazısı yazılması yönünde karar vererek işvereni borçlu olarak ekleme talebini reddetmektedirler. Ancak icra müdürlükleri tarafından herhangi bir yasal dayanağı olmayan tekit yazısı yazılması kararı alacaklıyı zor durumda bırakmakta, usul ekonomisini ihlal etmekte ve hakkını cebri icra yoluyla talep eden alacaklıyı zarara uğratmaktadır. Bu nedenle icra müdürlüklerin bu kararlarına karşı öncelikle icra müdürünün kararından rücu edilmesi için talepte bulunmaya kararından rücu etmemesi halinde İcra Hukuk Mahkemesine gitmek gerekmektedir.
Bu yöndeki Yüksek Yargı Kararları;
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2016/80 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararında; “… müzekkerinin işverene 20.05.2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, işverenin yasal 1 haftalık süresi içinde herhangi bir cevap vermediği, maaş haczine dair bir kesintinin de gönderilmediği, bunun üzerine alacaklı vekilinin 28.06.2016 tarihinde icra müdürlüğüne müracaat ederek maaş haciz müzekkeresine riayet etmeyen işveren hakkında İİK’nun 356 ve 357.nci maddesi uyarınca işlem yapılmasını talep ettiği, İcra Müdürlüğü’nce aynı gün talebin “öncelikle tekiden yazı yazılmasına şimdilik talebin reddine” şeklinde karar verildiği, bu işlemin söz konusu yasa maddelerine aykırı olduğu, tekid yazılmasını gerektiren herhangi bir düzenleme bulunmadığı, …” şeklinde bir hüküm kurulduğu,
Öte yandan Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2019/4736 Esas, 2020/3518 Karar sayılı kararında; “… Borçlunun maaş ve ücretinin haczi, İİK’nun 355. ve devam eden madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre, icra müdürü, borçlunun çalıştığı işyerine, maaş ve ücretinin haczedildiğine dair bir haciz yazısı yazar. Haciz yazısını alan işveren, bir hafta içinde, haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücretinin miktarını icra dairesine bildirmeye ve borç bitinceye kadar icra dairesinin haciz bildirimine göre haczolunan miktarı, borçlunun maaş ve ücretinden keserek, hemen icra dairesine yatırmaya mecburdur. Aksi halde İİK’nun 356. maddesi gereğince 355. madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın, icra dairesince, kanuni muhatabın maaşından veya sair mallarından alınır. Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rucü hakkı vardır. İcra dairesince maaş haciz müzekkeresinin muhatabı olan özel ya da tüzelkişi işveren borçlunun ücreti üzerine haczin konulduğunu ve borçlunun maaş ve ücret miktarını bir hafta içinde icra dairesine bildirmek ve borç bitinceye kadar icra dairesinin bildirisi gereğince haczedilen ücret miktarını kesip hemen icra dairesinin banka hesabına göndermekle yükümlüdür. Yasada belirtilen sürede cevap verilmediği takdirde işveren durumundaki gerçek ya da tüzelkişinin sorumlu olacağında kuşku yoktur.” şeklinde bir hüküm kurulduğu, bahsedilen İstinaf ve Yargıtay kararları göz önüne alınarak tekit müzekkeresi gönderilmesi hususu aranmamıştır.
Av. MUSTAFA ÜLGEN
Bir yanıt yazın